Geçtiğimiz günlerde Iphone 7'nin tanıtımı yapıldı. Yeni kulaklık konusu ise telefondan çok konuşuldu. Telefonda çok da fazla konuşulabilir bir konu yok aslında. Ne traş makinası olarak kullanılabiliyor ne de İngiliz anahtarı... Bildiğiniz telefon işte. 

Kablosuz kulaklık konusu ise çok fazla konuşuldu. Burada konuşulan konu, aslında bir kablosuz kulaklık icadı değil. Uzun zamandır kablosuz kulaklık seçenekleri piyasada mevcut. Bluetooth vasıtası ile cep telefonunuza bağlanan envai çeşit kulaklık var piyasada. Peki neyi, neden konuştu insanlar?

Gerçek Değişim

Asıl büyük olan değişim IPhone 7 de bir kulaklık girişi olmaması. Bu kulaklık girişi, sektörde standart halini alan bir ölçüye sahip. Yani siz gidip bir dükkandan, bir kulaklık satın almak isteseniz, muhtemelen size kaç milimetre çapında olsun diye sormayacaklardır. Çünkü, cep telefonları üzerindeki kulaklık girişinin bir standart ölçüsü vardır. Aplle bu ölçü içerisinden çıktı. Bu duvarı yıktı. Hem de mümkün olan en şık ve kazançlı yol ile. 

Güç ve Değişim

Genelde güçlü firmaların bu tip kaprislerini görürüz. "Benim ürünüm farklı, o şarj aletini kabul etmem, o marka lpg ile uyum sağlamam, ben böyleyim" falan. Parasıyla satın aldığımız ürünler, bize bu tip kaprisler çekerken biz de içimğizden: "aplle olmuşun, BMW olmuşun ama adam olamamışın! Ne olur işimizi görüversen" diye sitem ederiz. Gerçekten güçlü firmalar mı bu tarz değişimler yapma özgürlüğüne sahip yoksa değişim yaparak mı güçlendiler? Burayı biraz kaçırıyoruz sanki.

Değişim İle Güçlenme

Konuya biraz tersinden bakın. Bazı firmalar ya da markalar, müşterilerinden akıl almaz şeyler istiyorlar. Onları zora koşuyor ve zahmet çekmelerine sebep oluyorlar. Ne hikmetse, bu davranışları olumsuz karşılamıyor aksine bu zahmetleri, bir taraftar keyfi ile sahipleniyorlar. 

Bir beyaz kulaklık, kırmızı bir kişisel bilgisaya üretmek, edğişilk bir otomobil ya da insanların o ürün ile kurdukları alışkanlığı sarsacak yeni bir fikir üretmek... İşte güçlenmeyi sağlayan şey.

Apple ve Bilgisayarın Evrimi

İlk kişisel bilgisayarı kim üretti bilmiyorum ama ilk kişiselleşmiş bilgisayarı Apple üretti. Bir iş makinası olarak görülen bilgisayarı renklendirip, hatlarını yumuşatıp şahsi malınız haline getirdi. İlk renkli bilgisayar modelleri, Applle tarafından kırılan satış rekorlarına sebep oldu. O sahibine ait bir bilgiyasar üretti. Imac. 

Aplle ve Telefonun Evrimi

O zamanların cep telefonu reklamlarını hatırlıyorum. Ericson, Motorola ve Nokia gibi markaların telefon reklamlarında, her zaman takım elbiseli iş adamları olur, cep telefonları ile çok önemli iş görüşmeleri yaparlardı. Hatta Nokia, o meşhur zil sesi ile piyasaya hakimdi. (Nokia ve bilinirlik üzerine bir firma faciyası hakkındaki diğer yazıyı buradan okuyabilirsiniz)

Aplle ise yine aynı slogan ile girdi piyasaya. IPhone. Benim telefonum. Bir iş ya da ticaret makinası değil. İş için de şart değil. Sizi, ürünlerine ihtiyacınız olduğu konusunda ikna etmeye çalışmadı bile. "Bu ürünü istiyorsun" dedi. Sonra insanlar her Iphone satışı  arifesinde mağazaların önünde sıraya girdiler. 

Sadık Müşteriler

Bir çok büyük marka bu tip değişimler ile sektörlerine yön veriyorlar. Kablosuz kulaklık, artık her markada bulunan bir seçenek olacak. Birileri bunu mecburen takip edecekler. Ayrıca Aplle telefonunuzda, başka bir marka kulaklık kullanmak artık çook ayıp olacak. Aplle hali hazırda icat edilmiş bir şeyi, kablosuz kulaklık teknolojisini, bize harika bir yolla tekrar sattı. Herkez o kulaklıklardan istiyor. Iphone 7 sahibi olmanın alemetifarikası bu olacak.

Fikir, Değşim ve Israr

Aslında teker teker düşündüğünüz zaman beyaz bir kulaklık ya da kırmızı bir masa üstü bilgiyasar üretmek, kablosuz kulaklık yapmak veya benzer şeyler o kadar da parlak fikirlermiş gibi durmuyor. Bunlar ile bir marka inşa etmek, bir kurum kültürü oluşturmak ve bu alana sadık müşteriler kazandırmak, o firmanın asıl başarısı. Burada işin içerisine değişim azmi ve sabır giriyor. Bu fikirlerde ısrar ve teşvik, kullanıcı gözünde yeni uygulamayı yüceltiyor.

Hepimiz basında Türkiye'de bir türlü satılamayan harika fikirlerin nasıl ziyan olduğu ile ilgili haberler duymuşuzdur. Artık sıradan bir fikrin nasıl satış başarısı ile büyük bir fikre dönüştüğü ile ilgili bir haber de duymuş oldunuz.